UPS giriş kabloları çekilecek gücü karşılayabilecek kapasitede olmalıdır. Eğer kablolar yeterli kalınlıkta değilse yükler devreye girdiği zaman kablolarda gerilim düşümü olacaktır. Örneğin şebeke gerilimi 220 VAC olduğu halde kablolardaki düşmelerden dolayı gerilim 180 VAC' ye düşecek ve Ups akülerini kullanmaya başlayacaktır. Kullanıcı açısından şebeke kesilmediği halde Ups' in akülerini kullanması kabul edilir olmayacaktır. Kablo çaplarının yetersiz olmasının diğer önemli sakıncası ise kabloların ısınmaları ve uzun sürede yanması olacaktır. Çok fazla kalın kablo çekmek ise maliyet açısından kabul edilemez olacaktır. Bu yüzden Ups' in gücüne en uygun çapta kablonun çekilmesi gerekir. Kablo çapı tespit edilirken Ups gücünün iki katını sürekli olarak besleyebilecek kablo tercih edilmeli ve kablo boyunun ne kadar olduğuna da dikkat edilerek tablodan en uygun değer seçilmelidir.
Sigortalar
UPS' in giriş ünitelerinde oluşabilecek arızalar veya kısa devrelerde gerek Ups' in gerekse tesisatın büyük zararlar görmesini engellemek için şebeke hattına gerekli büyüklükte sigortalar koymak gerekir. Bu sigortaların doğru seçilmemesi arızaların oluşmasına sebep olabileceği gibi gerekli korumayı yapmamasına da sebep olabilecektir. Giriş sigortaları Ups gücünün iki katını verebilecek değerde olmalı ve gecikmeli tip olanları tercih edilmelidir. Çünkü Ups' in girişinde yer alan trafolar ilk enerji verildiğinde kısa devre gibi davranarak yüksek akım çekerler. Sigortaların gecikmeli olması bu kısa süreli yüksek akım durumunu tolere edebilmek içindir. Sigortaları büyük seçme nedenimiz ise Ups' in normalde %125 yükte çalışabileceği ve aynı zamanda aküleri boş ise onları şarj edebileceği içindir.
Gerilim Değerleri
UPS giriş gerilim değerleri temelde iki sebepten dolayı önemlidir. Birincisi şarj ünitelerinin belli gerilim aralıklarında sağlıklı çalışabilmesidir. Şarj üniteleri giriş gerilimlerinin + / - %20 değişmesine izin verecek şekilde dizayn edilirler. Bu değerler Ups teknik özellikleri bölümünde belirtilmiştir. Giriş gerilimleri bu değerlerin dışına çıkarsa şarj üniteleri şebeke hatalı uyarısıyla birlikte şarjı kesecektir. Bu nedenlerden dolayı Ups devredeyken ve yükler açıkken giriş gerilim değerlerinin 220 VAC +/- %20 toleransı içinde kaldığından emin olunmalıdır. Yetersiz dağıtım şebekesi, bu olayın etkisini daha büyütür. Veri hatalarına, aydınlık seviyesinin değişmesine ve ekran görüntüsü küçülmesine neden olur
Giriş - Çıkış Sigorta Ve Şalterler
Kullanıcıların bilgilendirilmesi gereken diğer bir konu ise giriş-çıkış bağlantıları ile sigortalar ve şalterlerdir. Özellikle fiş-priz şeklinde olan düşük güçlü Ups' lerin giriş-çıkış bağlantılarını ve faz-nötr özelliklerini kullanıcıya tanıtmak, temizlik sırasında çıkmış fişlerden veya buna benzer problemlerden dolayı servise gidilmesini engelleyebilir. Sigortalar veya manuel by-pass şalterlerini nasıl kullanacağını bilen bir operatör herhangi bir arıza durumunda ilk müdahaleyi yapabilir.
Yüklerin Devreye Alınması
UPS kullanımında yapılan önemli bir hata da yüklerin devreye alınmasıdır. Özellikle bilgisayar gibi ilk açılışta yüksek akım çeken yüklerin devreye alınması sırasında yapılan hatalar arızaya sebep olabilmektedir. Birkaç bilgisayarın bağlı olduğu Ups' lerde kullanıcılar bilgisayarları tek tek açmak yerine çıkış sigortasını kapatıp açarak sistemi devreye alabilirler. Böyle bir durumda bütün bilgisayarların açılış akımları toplanacağı için Ups aşırı akımdan kapandığı gibi arıza da yapabilmektedir. Böyle bir duruma meydan vermemek için kullanıcıların yüklerini yani bilgisayarlarını sırayla açmaları konusunda uyarılmaları gerekir.
KGS Sorunlarının Çeşitleri
Spike
Bilgisayar çalışmalarını sekteye uğratabilecek hatta ekipmana zarar verebilecek yüksek genlikli anlık olaylardır. Spike çeşitli nedenlerden kaynaklanabilir. En önemli neden yakın, uzak bir yere veya enerji iletim hatlarına düşen yıldırımlardır. Bunlar gerilimde büyük sıçramalara neden olabilirler. Spike oluşturan diğer olaylar, büyük elektronik yüklerin veya şebekenin açılıp kapanması ve statik deşarjdır. Spike sonucunda oluşabilecek en yıkıcı olay donanımın zarar görmesidir. Yüksek gerilim darbeleri mikroçip yollarında (traces) delikler açabilir. Bazen bu hasar hemen kendini gösterir; bazen de olaydan günler, haftalar boyunca kendini göstermeyebilir. Zarar görmüş data, yazıcı, terminal veya data işleme hataları daha az tehlikeli sonuçlardır.
Surge
Bir peryottan uzun süren aşırı gerilimlerdir. Surge, büyük miktarda güç çeken hattaki bir cihazın aniden durması veya kapatılması sonucu oluşabilir. Şebekeler büyük yükleri hat dışında anahtarladıkları zaman surge oluşabilir. Bir surge' ün büyüklüğünden çok süresi önemlidir. Uzun veya sık surge' ler bilgisayar donanımına hasar verebilir.
Sag
Sag (çöküntü) surge' ün zıttıdır. Bunlar uzun süreli düşük gerilim durumlarıdır. Topraklama hataları, zayıf güç sistemleri, büyük elektriksel yüklerin ani start-up' ları gerilim çöküntülerinin tipik sebepleridir. Yıldırım düşmesi de ayrıca çöküntülerin önemli bir nedenidir. Çöküntüler, bilgisayarlara karşı ciddi bir tehdit oluşturabilir. Çöküntüler disk sürücüleri yavaşlatabilir, okuma hatalarına ve hatta çökmelerine sebep olabilir.
Gürültü,
Normal sinüs dalganın üzerine binen çeşitli yüksek frekans darbeleri için kullanılan kollektif bir terimdir. Genliği birkaç mV' den birkaç V' ye kadar değişebilir. Özellikle tehlikeli bir problem, radyo frekans (RF) gürültüsüdür. RF gürültüsü, elektrik kabloları üzerinde dolaşan yüksek frekanslı sinyallerden oluşur. RF gürültüsü, yıldırım çarpması, radyo iletimleri ve bilgisayar güç kaynakları tarafından yaratılabilir. Gürültü, hatalı data iletimine ve bilgisayar işlem, yazıcı ya da terminal hatalarına sebep olabilir.
Brownout,
Dakikalar, hatta saatler süren uzun süreli düşük gerilim durumlarıdır. Tepe akım isteği kapasitenin üzerinde olduğu zaman şebekeler tarafından yaratılırlar. Brownout, lojik devre ve disk sürücüleri düzgün çalışmaları için gerekli gerilimden mahrum bırakarak hatalı çalışmalarına veya donanım hasarlarına sebep olurlar.
Blackout,
Dakikalar, saatler hatta günler süren 0 (sıfır) gerilim durumlarıdır. Enerji dağıtım şebekesine, taşıyabileceğinden daha fazla yük bindirildikçe daha sık meydana gelirler. Blackout, topraklama hataları, kazalar ve doğal afetler yüzünden oluşabilir. En mühim etkisi sistem çökmelerine sebep olmasıdır. Güç aniden kesildiğinde disk sürücüler veya diğer sistem bileşenleri zarar görebilir.
Harmonikler,
Normal sinüs dalgada oluşan bozukluklardır. Harmonikler, gerisin geri AC hattına lineer olmayan yükler tarafından iletilirler. Fax ve fotokopi makinaları, bilgisayarlar, değişken hızlı motorlar lineer olmayan yüklere örnek olarak verilebilir. Bu harmonikler, AC hattına bağlı diğer cihazların çalışmalarını engelleyebilir. Harmonikler, iletişim hatalarına ve donanım hasarlarına sebep olabilirler. Üç fazlı sistemlerde trafoların ve nötr iletkenlerin aşırı ısınıp yangın tehlikesi oluşturmalarına sebep olabilir.
Şebeke gücü kesilirse ne olur?
Bir UPS'in bir bilgisayarı ani bir güç kaybına karşı koruyup koruyamayacağı genelde UPS'in fişini çekip sonucu görmekle test edilir. Eğer bilgisayar hala çalışıyorsa, UPS bu iş için uygun görünür. APC'de gördük ki bu test, olabilecek güç hatalarının sadece zayıf bir simulasyonudur ve bazı UPS markaları gerçek güç hatalarına bu basit "fişi çek" testinden daha fazla tepki süresi veriyorlar. Bu demektir ki "fişi çek" testinden 100 kez başarıyla geçmiş bir UPS, gerçek bir sorun karşısında bilgisayarınızı koruyamayabilir. Fiş çekme testi ile gerçek bir güç sorunu arasındaki benzerlik her iki durumda da bilgisayara gerilim verilmemesidir. Ana fark, gerçek bir güç kaybında (real power outage) binanızdaki diğer elektriksel yükler UPS'inizin güç kablosuna bağlı kalırlar. Bu yüklerin güç çekişi UPS'e oranla çok fazladır ve bundan dolayı UPS girişinde bir kısa devre sunarlar. Bununla fişi çekme testi arasında derin bir farklılık vardır.
Çoğu UPS üreticileri güç kesintisi tespit edildiğinde devreye yedek güç ünitesini sokan tepki sistemi kullanırlar. Fişi çekme durumunda UPS çıkışına hemen enerji verilir ve sonuç mükemmeldir. Gerçek bir güç sorununda, yedek ünite, transfer anahtarı hareketini tamamlayıncaya kadar kısa devre edilir. Dolayısıyla fiş çekme testine göre ek bir tepki zamanı ortaya çıkar. Pratikte bu tepki zamanı %20 ila %50 arasında artabilir. Belli koşullar altında anahtar ark yaratabilir ve güç kusuruna tepki 8 ms yada yarım periyod artabilir. Sonuç olarak bu sistemi kullanarak elde edilen performans tutarlı değildir.
APC UPS ürünleri değişik bir sistem kullanır. APC sisteminde UPS "beyni" transfer anahtarının işini tamamladığından emin oluncaya kadar yedek güç ünitesini devreye sokmaz. Bu yapıda yedek güç hiçbir zaman güç giriş kablosuna bağlanmaz.Anahtar, güç girişi yerine yedek gücü seçinceye kadar yedek güç devreye girmez. Bundan dolayı gerçek güç sorunlarına olan tepki "fişi çek" testininkiyle aynıdır.